İçeriğe geç
Ağustos 17, 2026

Yaşamak yük oluyor bazen insana

Yaşamak yük oluyor bazen insana.
Emeklerinin boşa gitmesi değil.
Kandırılmak, hemde sevgi ile …
Seviliyorsun gibi yapılıp
Sonra bir kalemde boşluğua itilmek.
Sonrasında o acı kelimeler.
Kahreden yıkılışlar…

Zaten kalbimde yoktun demeler.
Alay edercesine uzak durmalar.

Yaşamak yük oluyor bazen.
Ölmek istiyorsun öylece bir köşede.
Keşke hiç yaşamasaydım diyorsun.
Toprak olsaydım taş olsaydım.
Severken bu ihaneti görmeseydim..

Anlatmak istiyorsun ama anlatamıyorsun.
Kelimeler jilet gibi kesiyor dilini.
Elin ayağın uyuşuyor kalbinde bir sızı.
Sevildiğini sanarak yaşadığın yıllar çıkmıyor aklından.
Sonrasında edilen o yalan dolu yeminler.

Bu kadar mı diyorsun bu kadar mı .
Binbir yalanla mı örmüştün bu hayatı.
Canım derken de çok mu gülmüştün…
Ba
Oysa sevmek sevilmek güzel şeydi sanki.
Hani gerçek olsa belkide çok güzel olacaktı.
Sahtesinde bile sevilmek güzel duyguydu…

Bazen öylece durup düşünüyorsun.
Farkına varmadan bir damla göz yaşı akıyor yanağına.
Ağır ağır süzülüyor nemli gözlerinden kirli sakalına.
Hadi oğlum bırak değmez. Erkek adam ağlamaz diyorsun.
Elinin tersiyle siliyorsun o bir damla yaşı.
Yaş siliniyor ama o içinde ki yas kalıyor…

Kalbine yetişmiyor elin.
Sözün geçmiyor…
Susuyor, susuyor, susuyorsun…
Kelimeler boğazından tam çıkacakken zorla da olsa yutkunuyorsun.
Olmadı yarim olmadı diyorsun içinden…
Ben seni çok sevmiştim…
Sen şimdi beni kime değiştin…

Aklına geldikçe çıldıracak gibi oluyorsun ama çıldıramıyorsun bile.
Hislerin alınmış sanki tek tek …
Sanki bir boşluk kalmış içinde…
Bütün damarlarında akan kan kurumuş…
Bakan gören ama ölemeyen bir ceset gibi oluyorsun…
İşte böyle üstadım..
Bazen ölmek istesende ölemiyorsun…

Hakan DURHAN 11/08/2026 22:05


Hikayesi:

Bu şiir, yıllarca sevildiğine inanmış bir adamın, yaşadığı ilişkinin gerçeğiyle yüzleştiği anda içine düştüğü büyük yıkımı anlatır. Acısının kaynağı yalnızca ayrılık değil; sevgi sandığı yılların, verilen sözlerin ve söylenen güzel cümlelerin ardında bir yalan olduğunu düşünmesidir. Öfke, ihanete uğramışlık, çaresizlik ve özlem birbirine karışırken dışarıya yalnızca bir damla gözyaşı çıkar. O damla silinir; fakat içeride başlayan yas silinmez. Şiirin sonunda insan artık ne bağırabilecek ne de ağlayabilecek hâlde kalır. Sevginin ardından geriye cevapsız tek bir soru düşer: “Ben seni çok sevmiştim… Sen şimdi beni kime değiştin…”

“Radyo; sadece ses değil, yüreğe dokunan bir dosttur…”
Canlı Yayın
BAĞLANIYOR
▶ GÖNÜL MISRALARIAndroid Uygulamamız — Çok Yakında