Yas Tuttum, Kararlar Bağladım
YAS TUTTUM, KARALAR BAĞLADIM
Yas tuttum, karalar bağladım ardından, Bir can eksildi şu fani dünyamdan. Sen gittin ya, sustu içimde bütün şarkılar, Bir daha gülmedi yüzüm, ağladı baharlar.
Hangi toprağa sığdırayım ben seni, Hangi duaya emanet edeyim gözlerini? Daha doyamadan kokuna, sesine, Nasıl razı olayım sensizliğe?
Bir ömür hayal etmiştim seninle, Saçlarına ak düşecekti ellerimle. Birlikte yaşlanıp aynı yastıkta, Son nefesi verecektik belki de el ele.
Şimdi sen toprağın koynunda uyurken, Ben her gece senin hasretinle ölürüm. Başucunda bir avuç toprağa dokunup, Sanki saçlarını okşar gibi sevinirim.
Evin hâlâ senin kokunla dolu, Kapın kapalı, odan sensiz ve soğuk. Bir fincan kahve durur hatıralarında, İki kişilik hayatım şimdi bomboş.
Sana söyleyecek ne çok sözüm vardı, Daha öpülecek kaç baharımız vardı. Şimdi hangi gökyüzüne baksam sevgilim, Bir yıldız kayar, içimden sen geçersin.
Geceleri yastığıma yüzünü çizerim, Uykuya dalarken sesini dinlerim. Bir an olsun yanımdaymışsın gibi, Boşluğa uzanır, ellerini ararım.
Ne ölüm ayırır seni yüreğimden, Ne zaman silebilir seni belleğimden. Sen benim bu dünyada yarım kalan yanım, Öteki dünyaya sakladığım canımsın.
Yas tuttum, karalar bağladım ömrüme, Bir daha bahar uğramadı gönlüme. Seninle gömdüm en güzel hayallerimi, Bir mezar taşına bıraktım gülüşlerimi.
Şimdi her gelişimde mezarının başına, Bir ömürlük hasret çöker omuzlarıma. Toprağına kapanıp fısıldarım usulca: “Bekle beni sevgilim, ben de geleceğim bir gün yanına.”
O güne dek yaşarım hatıranla, Her nefesimde sen, her duamda sen varsın. Ben bu dünyada sensizliğe mahkûmum, Sen öte dünyada beni bekleyen yarimsin.
Süleyman Özgüven