Umut’kan Kadın
UMUT’KAN KADIN
Bunca işkenceyi çekip
Nasıl bu kadar umutla gülebilirsin?
Yapma be, Umut’kan kadın.
Yine üzecekler seni.
Saçından tırnaklarına kadar darmadağın edecekler.
Yine umudunu alıp,
Yokluğun ortasında tek başına bırakacaklar.
Ne hıçkırıklarını duyan olacak,
Ne bir el uzatan.
Bırak artık umut dağıtmayı,
Biraz da sen onları kır!
Bir daha bahar gelmeyecek yoksa gülüşüne.
Gözyaşından çukurlaşan
Oyuklara gamze demişler de,
Sen sevdiler sanmışsın.
Gamzenin çukurundan sızıp
Köprücük kemiğine dolmuş hayallerin.
O kadar güzel gülmüşsün ki,
Etrafındaki gülüşler hasetlenmiş
Umuduna.
Şu kadarcık mutluluğu bile haketmediğine inandırmışlar.
Muhtaç kalmışsın bir sıcak bakışa,
“İyi misin?” sözüne…
Bir tebessüm görsen,
Açmışsın güllerini mevsimlerin güzünde.
Eğ başını, kaldırma demişler.
Sen onu korumak sanmışsın.
Kıskançlık sevgidendir deyip
Avutmuşsun kendini.
Ayıbı gözlerinde taşıyıp,
Bakışlarıyla üzerine sindirmişler.
Kanma artık zehirli bakışlara.
Kanma sana sevgi diye tutsaklık sunmalarına.
Gözlerini silene tutulurken,
Ağlatanın da o elin sahibi olduğunu unutmuşsun.
Yaranı sarana sarılıp,
Elindeki kamayı da görmemişsin.
Dünyayı dışarı çıkarıp
Seni senin içine kapatmışlar.
Anahtarı da içinde kaybetmişler.
Ne sen kendini açabilmişsin,
Ne de başkasına açtırabilmişsin.
Sessizce anlaşılmak isterken,
Daha da anlaşılmaz hale gelmişsin.
Paramparça olmuş kalemin, kağıdın.
Kim aldı ellerinden duygularını?
Kim köreltti şairliğini?
Kalemine kan sürmüşler.
“Hadi yaz!” demişler.
Azar azar tüketmişler seni.
Farketmemişsin nasıl güçsüzleştiğini.
Pırlanta yüreğini kelepire çevirip
Sahibin olmak istemişler.
Sahiplenmedir diye sen onu da
Sevgi sanmışsın.
Sen Umut’kan kadın,
Farkında değil misin?
Seni kendinden vazgeçirmişler.
Yüreğindeki yangını tanımaz olmuşsun.
Beyaza boyamışsın kor ateşin kızıllığını.
Yüreğin böyle de yanmaz mı sanmıştın?
Çıkar o mahzeni içinden, Umut’kan kadın!
Gerçek sevgi köleleştirmez,
Zincire vurmaz ayağını,
Kapatmaz gideceğin yolunu.
Ah, Umut’kan kadın!
Topla saçlarını yerlerden.
Kimsenin zibiline ziyan etme!
Saçının her bir teli sırat olacak dökenlere!
Sen bir sevgidir tutturmuşsun.
Kim sahiden sevdi ki seni?
Şimdi bu mahzendesin?
Bunca tutsaklığa rağmen
Öylece durmuş, ne verildiyse onunla yetinmiş.
Zamanla daha fazlası olur diye beklemişsin.
Bekleme artık, kır o ayağındaki zinciri.
Seni kurtarmaya kimse gelmez.
Seni senin mahzeninden
Sadece sen kurtarabilirsin.
Bir de o gülüşün…
Seni senin gülüşün kurtarır.
Umut’kan kadın…