Türk’ün Turan’ı
TÜRK BASTIĞI YERİ YURT EDİNİR
Türk ulusu, Turan diye bir ülkü taşır bağrında,
Bir ucu Anadolu, bir ucu Altay dağlarında.
Azerbaycan’dan Türkmenistan’a uzanır yolu,
Özbekistan’dan Kazakistan’a selam verir kolu.
Kıbrıs’ta bir izimiz, Ahıska’da bir hatıramız,
Gürcistan’da, Batı Trakya’da nice emanetimiz.
Doğu Türkistan’dan Türkmen Sahrası’na uzanır sesimiz,
Mezar-ı Şerif’te bile tarih söyler nefesimiz.
Mete Han’dan kaldı bize bozkırın kutlu sesi,
Attila’yla Avrupa’ya ulaştı Türk’ün nefesi.
Bilge Kağan taşlara kazıdı devletin sözünü,
Alparslan Malazgirt’te Anadolu’ya çevirdi yüzünü.
Fatih Sultan Mehmet’le çağ değişti İstanbul’da,
Kanuni’nin adı yankılandı üç kıtanın ufkunda.
Abdülhamid Han, zor zamanda tuttu devletin elini,
Her biri başka bir çağda yazdı Türk’ün kaderini.
Hun ile başladı nice devlet, nice destan,
Göktürk’te yükseldi yeniden kutlu hakan.
Avar, Hazar, Uygur; Karahanlı’dan Gazneli’ye,
Selçuklu’dan Harzemşah’a uzandı tarih diye.
Karamanlılar, Altınordu, Timur’un kudretli devri,
Babür’ün Hindistan’da bıraktığı büyük eseri.
Osmanlı geldi sonra, üç kıtada hüküm sürdü,
Türk’ün adı nice diyarda tarihe mühür vurdu.
Bizim tarihimiz yalnız sınır çizmek değildir,
Bir yeri yurt bilmek, ona emek vermektir.
Taşına, toprağına, suyuna hayat katmaktır,
Gittiği yerde kök salıp gelecek bırakmaktır.
Türk bastığı yeri yurt edinir,
Yurdu için yaşar, yurdu için direnir.
Turan bir ülküdür, gönüllerde yaşar,
Türk milleti tarih boyunca kendi yolunu aşar.
Nerede bir Türk varsa, orada bir hatıra,
Nerede bir ocak varsa, orada bir sevda.
Geçmişten geleceğe uzanan kutlu bir iz,
Nice devletler kurduk; daha anlatılmadı biz.
Bu topraklar şahittir, bu tarih şahittir,
Kılıç kadar kalem de Türk’e emanettir.
Dünümüz büyük bir destan, yarınımız bizde,
Türk’ün ülküsü yaşar, Türk’ün yüreğinde.
Süleyman Özgüven