Sevesin yoktu zaten
Sevesin yoktu zaten!
Kalbinin kapılarını bana açmadın.
Bahanelerine gizledin sevebilme ihtimalini.
Yüreğinde hep bir gidiş türküsü,
Gözlerinde bir ayrılık karanlığı sakladın.
Sevmedin işte, sevesin de yoktu zaten.
Gözlerinde erisem de görmedin yandığımı.
Nasıl sevildiğinin farkına bile varmadın.
Bir yabancı gibi geldin ve gittin…
Gönlüme eş, yarınlarıma yoldaş olursun sandım.
Meğer kurduğum hayal hiç gerçek olmayacakmış, anladım.
Her kötü günde ayrılmayı kolladın.
Gidip de dönmediğin gün çok iyi anladım…
Ben her susuşunu sabırla dinledim,
Söylemediklerini bile sevgi bildim.
Bir gün dönüp kalbime bakarsın diye,
Kendi yalnızlığımı senden gizledim…
Yoktu sevesin, araftaydı gönlün.
Bu sevgide her gün biraz daha bittim.
Söylesene be kadın, hiç mi sevemedin?
O zaman bu hayatımı neden mahvettin?
Ne verdiysem sana eksik sayıldı,
Ne yaptıysam gözünde yanlış anıldı.
Ben bizi ayakta tutmaya çalışırken,
Senin gönlün çoktan benden ayrıldı…
Şimdi yollar uzak, şehirler farklı.
Adın kaldı hep kalbimde saklı.
Yansam da bu aşk nasıl da yarım kaldı.
Anlamadım bu kararın ardındaki aklı.
Geceler benim için hep karanlıktı,
Aptallığım sana olan hayranlıktı.
Belki de bu kadar sevmem çok saçmaydı,
Hâlâ anlamadım, kalbim sana nasıl da kandı…
Aynı evde iki yabancıya döndük,
Konuşmadan sustuk, bakmadan geçtik.
Bir ömrü beraber yaşarız derken,
Bir imzanın gölgesinde tükendik…
Şimdi kaldı geriye bir imza.
Vermiyor gönlüm buna rıza.
Feryatlarım ulaştı arşa.
Bitmeseydi olmaz mıydı? Bak, hayat çok kısa.
29-07-2026 13-17
Hakan Durhan
Hikayesi:
“Sevesin Yoktu Zaten”, bir ilişkide tek taraflı çaba göstermiş bir insanın, sevildiğini sandığı kişinin aslında hiçbir zaman aynı duygunun içinde olmadığını geç de olsa fark etmesini anlatır. Anlatıcı, suskunlukları bile sevgiye yormuş, karşısındaki insanın bir gün gerçekten kalbine döneceğine inanmıştır. Fakat zamanla aynı evin içinde iki yabancıya dönüşürler. Bir taraf ilişkiyi ayakta tutmaya çalışırken, diğer taraf çoktan kendi içinde vedasını tamamlamıştır. Şiirin sonunda geriye yalnızca resmi bir ayrılığın imzası kalır. Asıl acı ise imzanın kendisi değil, bir ömür süreceğine inanılan sevginin aslında başından beri eşit yaşanmadığını anlamaktır.