Sen beni çoktan kaybettin
Bir ince sızıydı başladığında
Dağ oldu büyüdü suskunluğunda
Ben seni beklerken aylar boyunca
Sen çoktan unuttun beni kolayca
Gözümde tüterdi hayalin her gün
Ne haber gönderdin ne sordun bir gün
Ben defterime yazarken üzgün
Sen gönül defterinden sildin de gittin
Şimdi karşıma çıkıp
Eskiyi anlatma bana
Sen giderken ne kaldıysa
Gömdüm yokluğunda karanlıklara
Sen beni çoktan kaybettin
Ben seni şimdi anladım
Sevdam diye sarıldığım
Kap kara bir yalanmış
Sen beni çoktan kaybettin
Dönsen de açılmaz kapım
Ben sana değil, yıllarıma
Yanıyorum şimdi kadınım
Geceler boyunca adını andım
Her sabah biraz daha eksik uyandım
Sen gelir sanıp da ömrümü yaktım
Meğer yolun bana hiç düşmeyecekmiş
Ne kadar sevmişim, ne çok inanmışım
Bir çift güzel söze nasıl kanmışım
Ben seni içimde baş tacı yapmışım
Sen beni ömründe yük diye görmüşsün
Şimdi gözlerin dolmuş
Pişmanım deme bana
Ben tükenip giderken
Neredeydin, söylesene?
Sen beni çoktan kaybettin
Ben seni yeni anladım
Sevda diye sarıldığım
Koskoca bir yalanmış
Sen beni çoktan kaybettin
Dönsen de açılmaz kapım
Ben sana değil, yıllarıma
Yanıyorum şimdi kadınım
Sana hakkım helal olsun
Ama gönlüm razı değil
Beni böyle bırakıp da
Mutlu olmak kolay değil
Bir gün yolun dara düşer
Bir gün gecen sabah olmaz
Benim çektiğim acılar
Yanına kalır mı sanırsın?
Sen beni çoktan kaybettin
Ben kendimi yeni buldum
Senin için solan gönlüm
Sensiz yeniden doğruldu
Sen beni çoktan kaybettin
Dönsen de tanımam artık
Ben sana değil, gençliğime
Yanıyorum bundan artık
Sen beni çoktan kaybettin
Bu hesap burada kapandı
Ben seni ömrüm sanmıştım
Meğer ömrüm senden çalındı
Ben seni değil…
Sende kaybettiğim yılları özledim…
Sen beni çoktan kaybettin…
Hakan Durhan
Hikayesi:
“Sen Beni Çoktan Kaybettin”, uzun süre geri dönmesini beklediği kişiye sonunda kapısını tamamen kapatan bir insanın hikâyesidir. Anlatıcı, aylar boyunca sevdiğinin döneceğine inanmış, geçmişe tutunmuş ve kendi hayatından yıllar kaybetmiştir. Zamanla asıl acısının sevdiği insanın yokluğu değil, o sevgiyi beklerken harcadığı yıllar olduğunu fark eder. Şiir ilerledikçe kırgınlık yerini uyanışa bırakır. Artık karşısındaki kişinin pişmanlığına, gözyaşına ya da geri dönüşüne ihtiyacı yoktur. Çünkü en büyük değişim sevdiğini unutması değil, kendisini yeniden bulmasıdır. Sonunda hesap kapanır. Geriye özlenen kişi değil, onun uğruna kaybedilen gençlik ve yıllar kalır. “Sen beni çoktan kaybettin” sözü de bir sitemden çok, geç kalmış bir özgürleşmenin ilanına dönüşür.