Ölmek mi seni sevmek?
Sorma bana ne kadar öldün diye,
Ben seni başkasını severken gördüm.
Daha ne kadar ölebilirdim ki?
Sahip olduğum her şeyi
Bir gecede kaybettim ben.
Yani seni,
Yani bizi,
Her şeyi.
Sıkıca yumdum gözlerimi.
Uyumak, hiç uyanmamak,
Kefenime sarılıp usulca toprağa karışmak,
Kendi ruhuma fatihalar okumak…
Daha neler geçti içimden,
Hep kendimden vazgeçmek.
Ama sana,
Sana hiçbir şey yapmak geçmedi.
Yapamadım…
Ben yapamadım ama
Onun gözü benim gülüşümdeydi.
Kapıyı bile tıklatmadan girdi içeri.
O benim tanıdık ihanetimdi.
Kafasına göre gelip,
Yüreğimde ne var ne yok,
Hepsini alıp gidiyordu.
Kilit işlemiyordu ona.
Ben yüreğimin en güzel yerinde
Kimi misafir etsem,
O tahta kendi geçip oturuyor,
Gülüşüyle şah damarımı kesiyor,
Kanımla besleniyordu…
Sonra kalbim yeniden atana kadar uğramıyordu…
Alıştım ben bu gelişlere…
Ve giderken, döktüğü kanları
Daha temizlemeden
Geri dönüşlere…
Bütün ömrüm
Bu hainlik girdabında
Kısır döngülerle geçti.
Acı mı desem,
Yangın mı desem,
Can çekilmesi mi,
Bulun ne hissettiğimi?
Biri anlasın istiyorken ben,
Kırılmak diye bir saçmalık koydular önüme!
Ne kırılması?
Ben ruhuma fatiha okurken,
Kırgınlık mı yapıştı acıma şimdi?
Acı çekmek çok acı diyerek,
İhanetin bıraktığı derin
Kesiklerimden akıttım acılarımı.
İnsanın aptal yerine konup
Sorgusuz güvenmesi,
Hayatı boyunca aynı şeyleri
Tekrar tekrar yaşaması
Hakettiği anlamına mı gelir mi?
Aşk tuzağına düşüp
Çırpındıkça batarken ben,
Acımadan,
Sever gibi görünüp,
Öldürdün mü seveni?
Nerede görse tanırdı.
Peşime takılır alacağını almadan bırakmazdı beni.
Bu ihanet çok tanıdık geldi.
İhanetin ecele hizmet!
Ölmek mi seni sevmek?
Aşkın acıya yoktu ama
Acının aşka vardı minneti.
Ruhumdaki izler umrumda değildi.
Umrumda olan o izlerin nedeni.
İçim içime sığmazken,
İçindeki kötülükle birlikte
İçime sığdırdım ben seni.
Affedilsin diye,
Sevmek günah mı diyerek,
En büyük günahlara aşk denmişti.