İçeriğe geç
Ekim 12, 2026

Lidya

Şair: Gönül

Beni gördün mü, Lidya?

Acımı gördün mü?

Beni ağlarken gördün mü?

Çığlığımdan bir dağ yuvarlandı ayaklarıma.
Dönüp sırtımı bakmadım ardıma.
Tozu dumana kattım sesimle.
Sana ulaşmalıydım.
Aşkın veba da olsa kanıma bulaşmalıydın.

Beni gördün mü, Lidya?

Gökler saklanmış kurt bakışlı gözlerine.
Ne zaman kırpsan,
Firak bir yağmur dökülüyor yüzüne.
Kibir bu kadar güzel kokar mı?
Ram etmişsin beni kibrine.

Bak, yanmayı acıdan saymıyorum.
Daha kor bir ateş var mı ellerinde?
Yeter ki uzat, ben tutunurum ateşine.

Gördün mü, Lidya?
Beni ağlarken gördün mü?

Hadi sarıl çocuk yanıma.
Kalbine misafir et.
Söz, çıtımı çıkarmam içinde.
Türkü türkü işle sesime,
Kıyma sana dildâde seslenişime,
Kapı kapı gezdirip aşkını dilendirme.
Gönlümün kıblesinden yolumu çevirme.

Bak, çaldığım her kapıda yine seni arıyorum.
Beni gördün mü, Lidya?

Görürsen senden selam söyle.
Bir seni söyle, bana bir ömürlük sen söyle.

Üzerimde siyah bir hasretle,
Sayfalara acımı döküp şiir diye topluyorum.
Kendi tohumlarımdan mesrûr bahçelere ekilemiyorum.

Söylesene,
Bu şiir hangi dönmeyişinin hasatı, Lidya?

Gelsen kibrinin yarasından öpüp,
Yaramaz yaranı yâr edinirim.

Kimi sevsem sevemiyorum, Lidya.
Herkese görünüyorum, sana görünmüyorum.
Kimseyi görmüyorum, herkeste seni görüyorum.

Sensiz değişen mevsimin kulağını çekiyorum,
Üzerimde kirlenen hasretini değişmiyorum.
Dağı taşı ayağıma devirip,
Kıyamet gözlerine yeniliyorum.

Sana secde eden kirpiklerim yanıyor,
Ben ateşini acıdan saymıyorum.

Devrik bakışlarını tümcelerimden kaldır,
Ayağa kalksın cesaretim.
Bak, zaten hüznüm boyumu aştı.

Beni gördün mü, Lidya?
Artık yalnız ağlamak istemiyorum.
İstersen gözlerime ek firak yağmurlarını,
Ama yalnız ağlatma.

İstediğin kadar acı çektiğime ikna olduysan,
Dön artık, Lidya.

Beni ağlarken gör.

Beni yalnız ağlatma, Lidya.

“Radyo; sadece ses değil, yüreğe dokunan bir dosttur…”
Canlı Yayın
BAĞLANIYOR
▶ GÖNÜL MISRALARIGoogle Play’den İndir