Kaybolan Gençliğimi Arıyorum
KAYBOLAN GENÇLİĞİMİ ARIYORUM
Kaybolan gençliğimi arıyorum,
Sahi, gören bilen var mı?
Kaybolan yıllarımda,
Çocukluğumda,
Peşi sıra gitmiş…
Sahi, gören var mı?
Yüreğim kepenk kapatmış,
Kepenkte Kapattık yazıyor.
Ne bir ses var içeride,
Ne de kapıyı çalan…
Sahi, bu yürek ne zaman
Benden vazgeçip gitmiş?
Gençliğim bir telaşın içinde,
Koştururken kayboldu.
Bir baktım, ömür geçmiş,
Ne ara büyüdüm bilmiyorum.
Daha dün çocuk değil miydim ben,
Bu aynadaki adam kim,
Sahi, ben onu tanıyor muyum?
Çocukluğumun misketleri
Hala sokakta,
Ama kendi yok.
Belki bir duvar dibinde duruyor,
Belki bir eski evin eşiğinde…
Misketlerim beni bekliyor da
Ben neden dönemiyorum o günlere?
Bir zamanlar küçücük şeylere
Koca dünyalar sığdırırdım.
Bir akşam eve geç kalsam
Annemin sesinden anlardım sevgiyi.
Şimdi koskoca dünyaya sığamıyorum,
Bir kendime yer bulamıyorum.
Kaybolan yüreğimi arıyorum,
Yıllardır sokak sokak,
Hatıra hatıra dolaşıyorum.
Çocukluğumu soruyorum duvarlara,
Gençliğimi soruyorum aynalara,
Ama kimse bir şey söylemiyor.
Sahi, gören bilen var mı?
Benim o eski hâlimi gören var mı?
Dizleri yara bere içindeki çocuğu,
Bir lokma ekmeğe sevinen genci,
Dünyayı kucaklayacak kadar umutlu
O eski beni gören var mı?
Eğer bir yerde rastlarsanız,
Ne olur, selamımı söyleyin…
Deyin ki, hala arıyorum kendimi,
Hala içimde bir çocuk ağlıyor.
Bir gün yolunu bulup dönerse
Kapım açık, ışığım yanıyor…
Yalnız bir şey söyleyin ona:
Ben çok değiştim,
Ama en çok da
Kendim olmaktan yoruldum.
Kaybolan yüreğimi arıyorum…
Sahi, gören bilen var mı?
Yoksa ben mi kayboldum kendimde,
Yoksa çoktan geçti mi
Dönüşü olmayan o yolun son durağı?
Sahi…
İnsan kendi içinde kaybolursa,
Kendini nerede arar?
Süleyman Özgüven