İçeriğe geç
Ekim 12, 2026

Gamze-i Celladım

Şair: Gönül

O kadar yanımda, o kadar yakınımdaydın ki,
Güzelliğinden perde inerdi gözlerime.
Seni bile göremez olurdum
İndirdiğin perdeden.

Ben bakamadıkça
Destansı güzelliğinin,
Kıymeti var mı sanırsın?

Ah yangınım,
Söndürmeye çalıştıkça harlananım.
Yanık izin yoksa…
Acısını bilir misin yanmanın?

Kilidi kırıldı artık tüm kapılarımın
Ne zaman girmeye kalksan
Arşı titretir attığın her adımın.

Ne zamanı belli artık
Ne de akıbeti bu aşkın.

Ah,
Sökmeye çalıştıkça
Kökleri bedenimi saranım
Benliğimi daha ne kadar esir alacaksın?

Her tebessümünde
Elmacığını delerken gamzelerin,
Sensiz güler mi sandın
Bu pejmürde sol yanım?

Bendeki mutluluğu
Senden mi çekip aldım sanırsın.
Yüreğime uğrarsan eğer,
Bastığın yerleri
Yıkıntılarından tanırsın.

Ah sevdamın hükümsüz katili!
Saplaman canımı yakmazdı da,
Ne de güzel yakışır hançerine
Damlayan kanım.

Bu yara ne ki,
Ben senin bitmeyen gitmelerine bile
Sabrımı kanatmadım.

Ah, Öfkesi zakkumun bağrındaki mihmanım!
Neden düşmanı uzaklarda ararsın?
Kin biriktirdiğin kalbindir
En büyük düşmanın.

Sana büyük gelen bir mücadele içindesin.
Bırak çabalamayı,
Kaybetmeyi de bilesin.
Galibiyet her zaman ihya eder mi?
Yenilgidedir mükafatı Maşuk’un.

Ah yeşil filizlerimi budayan bağbanım!
Hangi güllerin dibine seriyorsun
Benim toprağımı?

Kurumak umurumda mı sanıyorsun?
O toprak nasıl döküldü parmaklarının arasından?
Bir görsen
Kendine aşık olursun.
Tabutuna doldurup
Kendi avuçlarınla savurursun.

Benim gönlümde yanık bir sevda
Olmanın rahvanı mısın?
Bu ateş tek başına yanamaz.
O zaman közüme de ortak olmalısın.

Ben severken
Sen tüketeceksen,
Ayaklarını yanan yüreğimden çekip
Söndürme bu ateşi.

Ah gamze-i celladım!
Ah benim bitmeyen sevdam,
Yanmayı senden öğrenmişim.
Köle olmuşum ya sana ben,
Küle dönmeye de razıyım.

Yeter ki ateşim senden gelsin.
Azabın külümden yeşersin.

“Radyo; sadece ses değil, yüreğe dokunan bir dosttur…”
Canlı Yayın
BAĞLANIYOR
▶ GÖNÜL MISRALARIGoogle Play’den İndir