Bozuk Saat Gibiyim
BOZUK BİR SAAT GİBİYİM
Acılarımı dindirecek
Ne bir ilaç bulabildim,
Ne de bir tarif…
Kanayan yüreğime
Bir türlü çare bulamadım.
Geçmişe takılıp kalan hüzünlerime,
Bilinmeyen geleceğime,
Hangi yaşta takılıp kaldım ben,
Hangi zamanın içinde kayboldum?
Bedenim ellilerde,
Yüreğim bir çocuğun
Seksek oynadığı yerde kalmış.
Yıllar büyütmüş bedenimi,
Ama içimdeki çocuk
Bir türlü büyüyememiş.
Bozuk bir saat gibiyim,
Günde iki kere doğruyu gösteren…
Akrep ellili yaşlarımı,
Yelkovan seksek oynayan çocukluğumu gösteriyor.
Biri ömrümün nereye vardığını,
Öteki nerede kaldığımı söylüyor.
Ben ikisinin arasında,
Ne geçmişe dönebiliyorum
Ne de geleceğe yürüyebiliyorum.
Sahi, insan kaç yaşında yaşlanır?
Saçlarına ak düştüğünde mi,
Yoksa çocukluğu içinde kalıp
Bir daha hiç büyüyemediğinde mi?
Ben hala o eski bildiğin evdeyim,
Bir yanım ellilerinde,
Bir yanım çocukluğunun peşinde…
Zaman yürüyüp gitmiş benden,
Ben hâlâ kendimi arıyorum
geçmişin bıraktığı yerde.
Süleyman Özgüven