Bir Salıncak Kurdum
BİR SALINCAK KURDUM
Sevdiğim, yüreğimde bir salıncak kurdum, kimselerin bilmediği bir yere… Olur da yolun düşerse, olur da durursan, bin o salıncağa, sallan sevdiğim, sallan…
Sen her sallanışında bir şeyler canlansın içimde, kurumuş dallarım yeşersin, susmuş kuşlarım ötsün, ruhum seninle yeniden hayat bulsun.
Bilirsin sevdiğim, sen gittin gideli ben eskisi gibi değilim. Nefes alıyorum belki ama yaşamayı unuttum. Günler geçiyor üzerimden, ben hâlâ seninle güldüğümüz o güzel günlerde kaldım.
Gel, bin o salıncağa, bir çocuk gibi gül yine. Saçların rüzgara karışsın, gözlerin uzaklara dalsın. Belki bir an beni hatırlarsın, belki yüreğinin bir köşesinde benden kalma bir sevda uyanır.
Senden bir ömür istemiyorum, ne de geçmişi geri getirmeni… Bir gülüşün yeter bana, bir bakışın, bir anın… Belki yeniden güler gözlerim, belki yeniden inanırım hayata.
Olur da hiç gelmezsen, o salıncak yine de orada kalacak. İpleri biraz eskise de sana ayırdığım yer boş kalacak. Çünkü ben onu kavuşmak için değil, seni sevmekten vazgeçemediğim için kurdum.
Sallan sevdiğim, sallan… Sen ileri geri sallanırken ben gözlerimi kapatayım. Bir anlığına unutayım sensizliği, sanki yine yanımdasın sanayım.
Sen her sallanışında ben yeniden doğayım, sen her gülüşünde ben hayata tutunayım.
Çünkü benim yüreğimde, her şey eskise, herkes gitse de sana ayrılmış bir çocukluk var sevdiğim…
Bin o salıncağa, ne olur bin… Ruhum seninle yeniden hayat bulsun, ben bir kez daha seninle yaşamayı hatırlayayım.
Süleyman Özgüven