Sevdanın savaşı
SEVDANIN AMANSIZ SAVAŞI
Ben senin için,
senin sevdan için
cepheden cepheye koştum durdum ben.
Bir gün olsun geri dönmedim,
bir gün olsun diz çökmedim.
Misak-ı sevdanla çarpışıp durdum ben,
uğruna fethetmediğim şehir kalmadı.
Her kalenin burcuna
senin adını yazdım sevdiğim.
Kalbime ne oklar saplandı da
durduramadı beni.
Ne yaralar açıldı göğsümde,
ne fırtınalar koptu içimde,
ben yine de yürüdüm sana doğru.
Aşkı siperlerde çalıştım,
sevdayı mevzilerde öğrendim.
Geceleri yıldızları nöbetçi tuttum,
sabahları adını bayrak ettim.
Sevda deryalarında
kalbi donanmalar kurdum ben.
Ne savaşlar verdim uğruna,
ne gemiler batırdım
sana ulaşmak için…
Her battığım denizden
senin adını söyleyerek çıktım.
Her kaybettiğim savaşta
seni yeniden kazandım.
Bu savaşlar,
bu yaralar,
bu zaferler
sırf senin için sevdiğim.
Sen iste…
Senin için dünyayı fethedeyim.
Önüme dağlar çıksın, aşayım,
denizler çıksın, geçeyim,
dünya karşıma dikilsin,
yine de sana doğru yürüyeyim.
Çünkü benim savaşımın adı sensin,
zaferimin adı sensin.
Ve eğer bütün bu savaşların sonunda
sana kavuşmak varsa…
Bırak bütün ordular dağılsın,
bırak bütün kaleler yıkılsın,
bırak son siperim de düşsün.
Ben yine senin adını söyleyeyim
son nefesimde.
Senin için savaşmışım,
senin için yaşamışım…
sonunda sana kavuşmak olsun, bu bana yeter sevdim,
Süleyman Özgüven