Mezarının Başında
MEZARININ BAŞINDA
Ben seni ne çok sevmişim sevdiğim,
Rüyalar gibi,
Masallar gibi…
Al ile ak ile aldılar seni benden.
Önce alladılar,
Sonra akladılar.
Al ile kana buladılar,
Sonra ak ile kefenlediler.
Verdiler bana seni…
Kendi ellerimle
Kara toprağa verdim seni, sevdiğim.
Bir dağın başında, herkesten uzak,
Gömdüm seni sevdiğim.
Baş ucuna bir kulübe koydum,
Kalan ömrümü orada yaşadım.
Rengârenk güller diktim mezarına,
Güller açtı,
Bülbüller ağıtlar yaktı.
Ben ağladım,
Bülbüller söyledi.
Ne geceler,
Ne sabahlar,
Ne seneler geçti…
Herkesten uzak,
Hâlâ baş ucundayım sevdiğim.
Sen üşüme diye
Mezarına battaniyeler serdim.
Kışın soğuğunda,
Ayazın ortasında,
Üşüme diye…
Yaşlandım artık sevdiğim,
Eskisi gibi dışarı çıkamıyorum.
Bağışla beni…
Bir gün,
Boynu bükük,
Beli bükülmüş,
Zar zor geldim mezarının başına.
İnce bir dua ettim,
Biraz ağladım.
Gökyüzüne baktım öylece…
Seni hayal ettim.
Süzüldü yaşım gözlerimden,
Gözlerim kapandı…
Ve o anda,
Sana kavuştum.
Süleyman Özgüven