İçeriğe geç
Ağustos 17, 2026

Şifreyi Değiştirmişsin

Telefonun artık hep ters duruyor masada,
Ekranı kilitli, şifreni geçen ay değiştirmişsin.
Bir zamanlar aynı parmak iziyle açılırdı o telefon,
Şimdi bir yabancıymışım gibi bakıyorsun elime.

Ceketinin cebinde bir fiş buldum geçen hafta,
İki kişilik bir akşam yemeği, tanımadığım bir mekândan.
O gece “işte kalacağım, toplantı var” demiştin bana,
Oysa fiş başka bir saatte, başka bir sokakta kesilmiş.

Yüzüğün son zamanlar parmağında gevşek duruyor,
Bazen çıkarıp masaya bıraktığını görüyorum artık.
Bir zamanlar hiç çıkarmazdın, banyoda bile takardın,
Şimdi bir alışkanlık gibi unutuyorsun onu üstünde.

Gece yarısı telefonun titrediğini duyuyorum,
Sen sessizce mutfağa gidip fısıltıyla konuşuyorsun.
Ben yatakta uyanık yatıp saatleri sayıyorum,
Sabah “iş yeriydi” diyorsun, bakışların kaçıyor benden.

Arabanda bir koku var artık, benim tanımadığım,
Benim aldığım parfümlerden değil, daha tatlı, daha yabancı.
Bir keresinde sordum, “yeni bir kolonyalık” dedin gülerek,
Ama o gülüş de eskisi gibi değildi artık.

Kartın ekstresinde bir otel adı gördüm geçen ay,
Şehir dışına iş için gittiğini söylediğin hafta.
Sormadım, sormaya bile korktum belki,
Cevabını duyunca her şeyin biteceğini biliyordum çünkü.

Demek bir yüzük parmakta durmakla sadakat olmuyormuş,
Demek bir yemin, bir imza kadar bile ağır değilmiş bazen.
Ben bir hayat kurduğumu sandım, sen bir yalanı sürdürdün,
Meğer sevgin de yıllar içinde sessizce bir maskeye dönüşmüş.

Şimdi her geç kaldığında bir hikâye kuruyorum kafamda,
Her telefon sesinde bir isim arıyorum ekranda.
Seni suçlamak istemiyorum, sadece anlamak istiyorum,
Ne zaman durdu bu ev senin için bir yuva olmaktan?

Belki ilk yalanın küçüktü, fark etmedin bile söylediğini,
Sonra bir yalan bir yalanı taşıdı, bir sır bir sırrı büyüttü.
Ben hâlâ o ilk günkü gibi seviyorum sanırken,
Sen çoktan başka bir hayatın yarısı olmuştun bile.

Demek bir yüzük parmakta durmakla sadakat olmuyormuş,
Demek bir yemin, bir imza kadar bile ağır değilmiş bazen.
Ben bir hayat kurduğumu sandım, sen bir yalanı sürdürdün,
Meğer sevgin de yıllar içinde sessizce bir maskeye dönüşmüş.

Bir gün belki sen de bir başkasının fişini bulursun cebinde,
O gün belki anlarsın, bu sessizliğin ne kadar ağır olduğunu.
Ben suçlamıyorum artık, sadece biliyorum artık,
Bazen bir ev, iki kişi aynı çatının altında, iki ayrı yalanla çöker.
Hakan Durhan

Hikayesi:

“Şifreyi Değiştirmişsin”, uzun süren bir ilişkide sadakatin yavaş yavaş kaybolduğunu küçük ayrıntılardan fark eden birinin hikâyesidir. Ters çevrilen telefon, değiştirilen şifre, cebinden çıkan bir fiş, gece yarısı yapılan gizli konuşmalar ve tanınmayan bir parfüm kokusu zamanla aynı gerçeğin parçalarına dönüşür. Anlatıcı aslında cevabı hissetmektedir; fakat o cevabı duymanın bütün hayatını değiştireceğini bildiği için bir süre sessiz kalır. Şiir, ihanetten çok güvenin nasıl yavaşça çöktüğünü anlatır. Bir evin yıkılması için büyük bir kavga gerekmez; bazen küçük yalanlar birikir, sırlar büyür ve bir gün aynı çatı altında yaşayan iki insanın artık iki ayrı hayatı olduğu anlaşılır.

“Radyo; sadece ses değil, yüreğe dokunan bir dosttur…”
Canlı Yayın
BAĞLANIYOR
▶ GÖNÜL MISRALARIAndroid Uygulamamız — Çok Yakında