İçeriğe geç
Ağustos 17, 2026

Sen beni çoktan kaybettin

Bir ince sızıydı başladığında
Dağ oldu büyüdü suskunluğunda
Ben seni beklerken aylar boyunca
Sen çoktan unuttun beni kolayca

Gözümde tüterdi hayalin her gün
Ne haber gönderdin ne sordun bir gün
Ben defterime yazarken üzgün
Sen gönül defterinden sildin de gittin

Şimdi karşıma çıkıp
Eskiyi anlatma bana
Sen giderken ne kaldıysa
Gömdüm yokluğunda karanlıklara

Sen beni çoktan kaybettin
Ben seni şimdi anladım
Sevdam diye sarıldığım
Kap kara bir yalanmış

Sen beni çoktan kaybettin
Dönsen de açılmaz kapım
Ben sana değil, yıllarıma
Yanıyorum şimdi kadınım

Geceler boyunca adını andım
Her sabah biraz daha eksik uyandım
Sen gelir sanıp da ömrümü yaktım
Meğer yolun bana hiç düşmeyecekmiş

Ne kadar sevmişim, ne çok inanmışım
Bir çift güzel söze nasıl kanmışım
Ben seni içimde baş tacı yapmışım
Sen beni ömründe yük diye görmüşsün

Şimdi gözlerin dolmuş
Pişmanım deme bana
Ben tükenip giderken
Neredeydin, söylesene?

Sen beni çoktan kaybettin
Ben seni yeni anladım
Sevda diye sarıldığım
Koskoca bir yalanmış

Sen beni çoktan kaybettin
Dönsen de açılmaz kapım
Ben sana değil, yıllarıma
Yanıyorum şimdi kadınım

Sana hakkım helal olsun
Ama gönlüm razı değil
Beni böyle bırakıp da
Mutlu olmak kolay değil

Bir gün yolun dara düşer
Bir gün gecen sabah olmaz
Benim çektiğim acılar
Yanına kalır mı sanırsın?

Sen beni çoktan kaybettin
Ben kendimi yeni buldum
Senin için solan gönlüm
Sensiz yeniden doğruldu

Sen beni çoktan kaybettin
Dönsen de tanımam artık
Ben sana değil, gençliğime
Yanıyorum bundan artık

Sen beni çoktan kaybettin
Bu hesap burada kapandı
Ben seni ömrüm sanmıştım
Meğer ömrüm senden çalındı

Ben seni değil…
Sende kaybettiğim yılları özledim…
Sen beni çoktan kaybettin…
Hakan Durhan

Hikayesi:

“Sen Beni Çoktan Kaybettin”, uzun süre geri dönmesini beklediği kişiye sonunda kapısını tamamen kapatan bir insanın hikâyesidir. Anlatıcı, aylar boyunca sevdiğinin döneceğine inanmış, geçmişe tutunmuş ve kendi hayatından yıllar kaybetmiştir. Zamanla asıl acısının sevdiği insanın yokluğu değil, o sevgiyi beklerken harcadığı yıllar olduğunu fark eder. Şiir ilerledikçe kırgınlık yerini uyanışa bırakır. Artık karşısındaki kişinin pişmanlığına, gözyaşına ya da geri dönüşüne ihtiyacı yoktur. Çünkü en büyük değişim sevdiğini unutması değil, kendisini yeniden bulmasıdır. Sonunda hesap kapanır. Geriye özlenen kişi değil, onun uğruna kaybedilen gençlik ve yıllar kalır. “Sen beni çoktan kaybettin” sözü de bir sitemden çok, geç kalmış bir özgürleşmenin ilanına dönüşür.

“Radyo; sadece ses değil, yüreğe dokunan bir dosttur…”
Canlı Yayın
BAĞLANIYOR
▶ GÖNÜL MISRALARIAndroid Uygulamamız — Çok Yakında